Yazarlarımız

Adem Kocatürk
Adem Kocatürk
Aynur Hazar
Aynur Hazar
Mustafa Solmaz
Mustafa Solmaz
Nurullah Genç
Nurullah Genç
Öznur Dinler
Öznur Dinler
Selçuk Küpçük
Selçuk Küpçük
Sinan Yağmur
Sinan Yağmur
Sinanca
Sinanca
Turan Karataş
Turan Karataş

İstatistikler

Üyeler : 125
İçerik : 1386
İçerik Tıklama Görünümü : 245264

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 19 konuk çevrimiçi

Paylaş
Dostlarınızla Bizi Paylaşın

Facebook Sayfamızı Ziyaret Edin

UYARI: Bu sitede yayınlanan şiir, yazı ve diğer dokümanların tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz, başka internet sayfalarında bütün halinde yayınlanamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan başlığa aktif link verilerek kullanılabilir.
(c) EdebiYazılar.com, 2011.

Edebi Yazılar - Diğer Şiirler

Omuz başını öper kumral saçları,
Kurumuş leylak kokusunda,
Bayıltan hazlar gibi.

Divan şairleri - Eşrefoğlu Abdullah Rûmî

Yüreğime şerha şerha yâreler urdu bu aşk
Gâret etti gönlüm ilin yağmaya urdu bu aşk

Şimdi hâkim gönlümün iklîmine aşktır benim
Akla nefse fene cana hükmünü sürdü bu aşk

Divan şairleri - Fıtnat Hanım

Neşve-i cam-ı muhabbetle gönül cuş eyler
Çekilen der ü gamı cümle feramuş eyler

Kıl hazer alma sakın aşık-ı zarın ahın
Seni bir şuh-ı sitemkara felek dun eyler

Bir nigehle komadı derdimi takrire mecal
Çeşm-i mestin nice guyaları hamuş eyler

Hale-i mah gibi sineye çekmiş mihri
Bezm-i vuslatta o kim yari deraguş eyler

Divan şairleri - Nâbi

Takrîr-i râz-ı aşka zebânım mı var benim
Cânâneden şikâyete cânım mı var benim

Ol şûhdan niyâz-ı kelâm eyledim dedi
Îmâ ile bu harfe dehânım mı var benim

Divan şairleri - Ziya Paşa

Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zira feleğin meşreb-i nasazı dönektir

Ya bister-i kemhada ya viranede can ver
Çün bay u geda hake beraber girecektir

Divan şairleri - Sünbülzade Vehbî

Ne temâşâ-yı gül ü ne çemen ister âşık
Sînede bir meh-i gül-pîrehen ister âşık

Var dimâğında şemîm-i hat-ı anber-bûyun
Sanma kim nâfe-i müşk-i Hotan ister âşık

Divan şairleri - Şeyhülislam Yahya / Taşlıcalı Yahya Bey

Gül olmasun mı hürrem ü handân u şâdmân
Meyl itdi gül donanmasına şâh-ı kâmrân 

Açılmasun mı gül gibi gülşende gonceler   
Bu iltifâtı kim güle itdi şeh-i cihân 

Edebi Yazılar - Makaleler

Ebediyyen sevecek cân Onu, cânân olarak,
Şart-ı peymân olarak, gâye-î îmân olarak.

Edebi Yazılar - Makaleler

Dini ve çesitli ilimler üzerine birçok kitabı bulunan Erzurumlu İbrahim Hakkı, 18. yüzyılın büyük mutasavvuflarından biridir. Bıraktığı eserlerden en ünlüsü, ansiklopedik nitelikteki «Marifetname»sidir. Bu kitapta dört karısına yazdığı mektuplara da yer veren İbrahim Hakkı, bunları İstanbul'da bulunduğu sırada yazmıştır. Her karısına duyduğu sevgi ve hasreti tek tek dile getiren ünlü alim, Hasankale'deki Karılarına, yazdığı mektupla birlikte birer İstanbul gömleği de yollamakladır.

Mektupların en ilginç özelliği ise, hepsinin aynı kâğıda yazılmış olmasıdır. Erzurum'lu İbrahim Hakkı'nın dördüncü karısına yazdığı mektupla «döndüğümde seninle güzel güzel kitaplar okuyalım» demesi de ayrıca dikkat çekicidir.

Firdevs, Fatma, Züleyha ve Belkıs adındaki dört karısına yazdığı mektupları, ilk karısından başlayarak okuyalım:

Yakın Dönem Şairleri - Nazım Hikmet RAN

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.

Edebi Yazılar - Makaleler

Asırlardır edebiyatımızın zirvesinde adeta bir pırlanta gibi parlamakta olan Fuzûlî’yi anmak üzere başladığımız bu yazımızda öncelikle sizleri saygı ve sevgiyle selâmlıyorum.

Ey melek-sîmâ ki senden özge hayrândır sana
Hak bilür insân demez her kim ki insândır sana
 

Bu tebliğimde önce kısaca metin şerhi hadisesinin mahiyeti ve edebiyatımız için arzettiği önemi dile getirmeye ve daha sonra da, ömürlerini, kültür ve edebiyatımızın bu müstesnâ simâsını, Fuzûlî’yi anlamak, anlatmak ve onu genç nesillere sevdirmek uğrunda harcamış iki büyük insan, bu sahanın iki unutulmaz ismi hocaların hocası Ali Nihat Tarlan ile lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi olmakla gurur duyduğum hocam merhum Halûk İpekten’in bu sahadaki çalışmaları ile bu iki ustanın kaleminden büyük şairimiz Fuzûlî’nin “sana” redifli gazelinin şerhini takdim etmeye çalışacağım.

Divan şairleri - Nesimî

Söylemem derdimi hem-derdim olan âha bile
Belki sînemdeki şu nâle-i cângâha bile
Kendi bî-şübhe bilir râz-ı derûnum yoksa
Ehl-i dil söyleyemez derdini Allâh’a bile

Edebi Yazılar - Diğer Şiirler

Leb ü dendânın ol hüsn zekâtın diledim
Dedi kim farz değil dürr ile yakuta zekât.